Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Öne Çıkan Yayın

Kahve Ol

KAHVE OL Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde bulunuyormuş. "Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum" demiş. Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı "Olur" demiş çekine çekine. ... ... Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış. "Şimdi, istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana" demiş oğluna. Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş...  Oğlu hepsinden ikişer tane vermiş babasına. Adam iki havucu birinci kaba, iki yumurtayı ikinci kaba ve iki kavrulmamış kahve çekirdeğini üçüncü kaba koymuş. Her üçünü de yirmi dakika süreyle kaynatmış. Daha sonra kapları indirip yemek masasına buyur etmiş oğlunu. Yemek masasında üç tabak duruyormuş. Kaplarda kaynayan havuçları, yumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara yerleştirmiş. Sonra oğluna dönüp sormuş: "Ne görüyorsun?" Oğlu düşünürken açıklamaya başlamış. "Havu...
En son yayınlar

STEVE JOBS-SON SÖZ

SON SÖZ Steve Jobs’u Apple ile olan ilişkisini, girişimcilik ve teknoloji sektöründeki yerini bilmeyen yoktur. Jobs, Apple’ın efsane kurucusu. iPhone’nun mucidi. Onun hastalığa yakalandıktan sonra değişen hayatı dünya ile ilgili görüşleri çok fazla bilinmiyor. Bu yazımızda Steve Jobs’un bu yönlerini kendi ifadeleriyle anlatmaya çalışacağız. Sarfettiği cümleler dünya hayatının ne kadar fani olduğunu gözler önüne seriyor. Hayatta maddî şeylerin önemsiz olduğuna özellikle vurgu yapıyor. Herkes için ibretlik ifadelerin yer aldığı Steve Jobs’un son sözleri şöyle: “The last words of Steve Jobs What is the world’s most expensive bed? The hospital bed. You, if you have money, you can hire someone to drive your car, but you cannot hire someone to take your illness that is killing you. Material things lost can be found. But one thing you can never find when you lose: life.” Dünyadaki en pahalı yatak nedir?  Hastane yatağı. Eğer paran varsa birisini arabanı sürme...

Patron KİM?

PATRON KİM Zihnimizin özelliklerini ve gücünü öğrendikten sonra tercih sizin “Ya bilinçaltınıza hükmedenlerden olursunuz ya da bilinçaltınızın esiri”, “Ya beyninizi siz yönetirsiniz, ya da sizin beyninizi bir başkaları”. Söylediklerinize, duyduklarınıza ve gördüklerinize dikkat ederek kendinizde farkındalık yaratın ve “Zihninizin Patronu Siz Olun”… Sizin Patronunuz Kim? Bütün insanların zihninde doğduğu andan itibaren sınırsız güç ve yetenek vardır. Bu gücü ve yeteneği ortaya çıkarmak için sadece yapmanız gereken şey zihin gözümüzü açmaktır. Zihin ise; birbiriyle bağlantılı, fakat farklı özelliklere sahiptir. Bu da; bilinç ve bilinçaltıdır. Bilinçaltı; beynimizin anne rahmine düştüğümüz andan itibaren biz istesek de, istemesek de hatta uyurken bile çalışan, her anı, her saniyeyi kayıt alarak gerektiğinde kullanılmak üzere bilincin emrine veren kısımdır. Bu olay ta ki hayatın sonuna kadar devam eder. Eğer ki siz gelişiminize devam etmek, önce kendiniz olmak kaydı ile hayatı...

Neden Rüya Görürüz?

NEDEN RÜYA GÖRÜRÜZ? Bazılarımız hırsızlarla karşılaşıyor, bazılarımız dinazorlarla dövüşüyoruz. Birileri çikolatalı turtayı tam mideye indirirken, birileri uçurumlardan düşmemeye çalışıyor. Rüyalarda her şey mümkün. Ama neden beynimiz her gece böyle renkli rüyalar üretiyor? Günün sonunda yorgun düşen bedenimiz sahip olunan günlük koşturma ve stresin ardından uyuyarak kendini yenileme ve ertesi güne hazırlama görevini yerine getiriyor. Bilinen en büyük gerçek, rüyalarımızın bizim hayal ürünlerimiz olduğu ve hepsinin düşünücüsünün ve yaratıcısının biz olduğumuzdur. Günlük yaşamımızda sahip olduğumuz her türlü durum ve ayrıntı bizim bu rüyaları meydana getirmemizde rol oynar. Burada oluşturulan rüyalar bilinçli olarak oluşturulmadığı için, bilinçaltımızda sahip olduğumuz dengelerin önemi büyüktür. Bir kişinin çok uzun süre ve çok derin uyumadığı takdirde normal bir uyku sırasında bir gecede dört ile yedi arasında rüya gördüğü bilinmektedir. Sabah uyandığımızda hatırlamadığımız...

İkna Olma! İkna Et!

İKNA OLMA❗️İKNA ET❗️ İnsanlar nasıl ikna edilir? İkna etmenin püf noktaları nelerdir? Hayatımızın her alanında başımıza gelen her konuda bir ikna payı vardır. Sorduğumuz her soruda,aldığımız her cevapta ya da düşündüğümüz her fikirde. Bazen kendi kendimizi ikna ederken buluruz kendimizi, bazen bir başkası tarafından ikna edilmiş, bazen de ikna etmiş olmanın gururu içinde ! Peki insanları nasıl ikna edebiliriz ? İnsanları ikna etmek aslında göründüğü kadar zor değildir.Bunun için gereken tek şey önceliği kendimize vermek.Nasıl mı? Önce kendinizden başlayın. Kendinizi insanları ikna edeceğinize ikna edin ! İşte bu kadar kolay! Sonrası zaten gelecektir emin olun.İkna olmayın,ikna edin.Onları ikna olmaya ikna edin.Fikrinize önce kendiniz alışın, ikna olmaktan başka çaresi olmadığını düşünün ve sonra adımızı atın. Hayır mı demeniz gerekiyor ? İnsanları kırmaktan hoşlanmıyor musunuz? Empati yöntemini deneyin.Evet biraz duygu sömürüsü çizgisine yaklaşacaksınız ama emin olun...

Mutluluk

MUTLULUK   Mutluluk Yönlendirdiğin Hayattır Yaşadıkça yaşlandığımız söylenir. Peki nedir yaşlanmanın birimi? Zaman mı? Yoksa yaşadıklarımız mı? kimileri ruhun yaşlanmayacağına inanır, yaşlananın beden olduğuna ruhun hep genç kaldığına. Oysa herkes için öyle midir? Yaşadıkça ömrümüzü eksiltsek de yaşadıklarımızdan yanımıza çok şey kalıyor şüphesiz. Tecrübelerimiz… Çocukluktaki hayallerimiz yıllar geçtikçe bakıyoruz ki tecrübelerimizle kimi zaman şekillenmiş kimi zaman yok olmuş. Umutlarımız, beklentilerimiz hayatımıza yön verirken zamanla bir bakmışız yaşadıklarımız, edindiğimiz tecrübelerimiz umut ve beklenilerimize şekil vermiş. Hayatımızı şekillendirebilmek bir yol haritası çıkartabilmek için didinip dururuz. Bazı zaman her şey kendi elimizdeymişçesine yaşadıklarımızın faturasını kendimize çıkartırız, bazen de kendimizi işin içinden sıyırıp oku hayatın kendisine veya çevremizdekiler çeviririz. Kartopu gibiyiz oysa, yaşadıkça büyüyen, güçlenen ve bir okadar da dağ...

Hayatımız Müzik

HAYATIMIZ MÜZİK “Müzik ruhun gıdasıdır.” söylemini çoğunuz duymuşsunuzdur. Ruhsal durumumuz ne olursa olsun müzik hayatımızın hep bir köşesinde varlığını sürdürür. Neşeli, üzgün, kırılmış, enerjik, depresif, mutlu, umutlu, korkulu, mutsuz ne olursak olalım o an bize hayat verircesine beynimize işleyen melodilerden kendimizi alamayız. İnsanoğlu anne karnından beri sese duyarlıdır. Araştırmalar anne karnında müzik dinletilen bebeklerde dinletilmeyenlere oranla daha zeki ve uysal olduklarını göstermiştir. Yapılan birçok araştırma müziğin ruhumuza ve bedenimize sayısız yararını gözler önüne seriyor. Müzik yorgun bir günün ardından ayaklarımızı uzatıp gözlerimizi kapattığımızda aklımıza gelen ilk şeylerden bir tanesidir. Dinlendirici etkilerini bilmemiz için araştırmaları bile incelememize gerek yok. En stresli anlarımızda beyni adeta masaj yaparcasına dinlendirir. İşimiz ne olursa olsun çalışırken daha iyi odaklanmamızı sağlar. Stresi azaltıp rahatlamamıza yardımcı oluyor. Geliş...

Bakış Açısı

BAKIŞ AÇISI Kadın sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç tel saç görmüş… “Hımm…” demiş… “Galiba bugün saçımı örgü yapacağım…” Öyle de yapmış, günü de harika geçmiş… Ertesi gün kalkmış, aynaya bakmış… Kafasında iki tel saç kalmış… ” Hımm…” demiş. “Bugün saçımı ikiye ayıracağım…” dediğini de yapmış, harika bir gün geçirmiş… Bir ertesi yine kalkmış ve aynaya bakmış. Kafasında tek tel saç var. “Tamam, tamam…” demiş… “Artık bugün at kuyruğu yaparım…” Öyle de yapmış, ve çok çok güzel bir gün geçirmiş… Daha bir ertesi, aynaya baktığında, kafasında bir tek tel bile kalmamış… “Waow” diye bağırmış… “Bugün saç derdim yok…” Bakış açısı herşeydir… Hayat, fırtınanın geçmesini beklemek değildir ki… Yağmurda da yürüyebilmeyi becerebilmektir!