Ana içeriğe atla

Bildiğin Kadar Gerçek

Bildiğin Kadar Gerçek
Yaşamınızın sorumlusu sizseniz, beğenmediğiniz yerlerini değiştirebilirsiniz. Sorumlusu başkalarıysa değiştirme gücünden de yoksunsunuz demektir. Sorumluluk özgürlük, sorumsuzluk bağımlılık getirir.Modern insan, mutsuz, doyumsuz ve korku dolu. Kendine yabancılaşmış, yalnız ve endişe dolu. Dünya iş yaşamında doyumsuz, yaşamında mutsuz bireylerle dolu. Dünyada iş yaşamında doyumlu, ilişkilerinde mutlu bireyler de var. Şu anda bulunduğunuz yer, hedeflediğiniz yolun üzerinde mi? Önemli olan yolun başında, ortasında, sonunda olmanız değil, yolun üzerinde olmanız.İnsanların saygısını kazanmak öncelikle kendinize saygı duymakla mümkün. Korku ve iktidar saygı yaratmaz, hatta hayranlık bile saygı yaratmaz. Saygı, çaba, süreklilik ve tutarlılık gerektirir.


Engeller sizi kamçılayan, azminizi artıran yardımcılarınızdır. İnanın, istediğiniz şey önünüze altın tepside sunulsaydı ondan zevk almazdınız. Engeller, içinizdeki gücün ortaya çıkmasını sağlayan anahtarlardır. Engelleri aşmanın hazzı çok büyük, yeter ki içinizdeki cesareti özgür bırakın. Ötesini yaşama bırakın.Başarısızlık korkusunu herkes bilir, başarı korkusunu ise herkes itiraf edemez. Korkular aşılabilir, onlarla yüzleşerek, onları kucaklayarak ve onları özgür bırakarak. Engelleri yaratan biziz, yıkan da. Yıkılan binaların yerine ne güzel binalar inşa edilebilir. Yaşamlar da öyle. Eğer korku olmazsa.Kendi yaşam amacı doğrultusunda yaşayan insan, kendisini değerli hisseder. Özgüveni, öz saygısı, öz önemi, öz değeri, öz sevgisi yüksektir. Bu özelliklere sahip olduğu için de doğal olarak yaşamın her boyutunda aynı saygıyı ve sevgiyi gösterir. Sevecendir ama kendisini ezdirmez, anlayışlıdır ama kendisini sömürtmez, saygılıdır ama hakkını savunmayı bilir. Geçmişte ve gelecekte değil, anda yaşar. Geçmişin duygusal birikimine değil, deneyim ve zihinsel birikime sahiptir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkna Olma! İkna Et!

İKNA OLMA❗️İKNA ET❗️ İnsanlar nasıl ikna edilir? İkna etmenin püf noktaları nelerdir? Hayatımızın her alanında başımıza gelen her konuda bir ikna payı vardır. Sorduğumuz her soruda,aldığımız her cevapta ya da düşündüğümüz her fikirde. Bazen kendi kendimizi ikna ederken buluruz kendimizi, bazen bir başkası tarafından ikna edilmiş, bazen de ikna etmiş olmanın gururu içinde ! Peki insanları nasıl ikna edebiliriz ? İnsanları ikna etmek aslında göründüğü kadar zor değildir.Bunun için gereken tek şey önceliği kendimize vermek.Nasıl mı? Önce kendinizden başlayın. Kendinizi insanları ikna edeceğinize ikna edin ! İşte bu kadar kolay! Sonrası zaten gelecektir emin olun.İkna olmayın,ikna edin.Onları ikna olmaya ikna edin.Fikrinize önce kendiniz alışın, ikna olmaktan başka çaresi olmadığını düşünün ve sonra adımızı atın. Hayır mı demeniz gerekiyor ? İnsanları kırmaktan hoşlanmıyor musunuz? Empati yöntemini deneyin.Evet biraz duygu sömürüsü çizgisine yaklaşacaksınız ama emin olun...

Hayatımız Müzik

HAYATIMIZ MÜZİK “Müzik ruhun gıdasıdır.” söylemini çoğunuz duymuşsunuzdur. Ruhsal durumumuz ne olursa olsun müzik hayatımızın hep bir köşesinde varlığını sürdürür. Neşeli, üzgün, kırılmış, enerjik, depresif, mutlu, umutlu, korkulu, mutsuz ne olursak olalım o an bize hayat verircesine beynimize işleyen melodilerden kendimizi alamayız. İnsanoğlu anne karnından beri sese duyarlıdır. Araştırmalar anne karnında müzik dinletilen bebeklerde dinletilmeyenlere oranla daha zeki ve uysal olduklarını göstermiştir. Yapılan birçok araştırma müziğin ruhumuza ve bedenimize sayısız yararını gözler önüne seriyor. Müzik yorgun bir günün ardından ayaklarımızı uzatıp gözlerimizi kapattığımızda aklımıza gelen ilk şeylerden bir tanesidir. Dinlendirici etkilerini bilmemiz için araştırmaları bile incelememize gerek yok. En stresli anlarımızda beyni adeta masaj yaparcasına dinlendirir. İşimiz ne olursa olsun çalışırken daha iyi odaklanmamızı sağlar. Stresi azaltıp rahatlamamıza yardımcı oluyor. Geliş...

STEVE JOBS-SON SÖZ

SON SÖZ Steve Jobs’u Apple ile olan ilişkisini, girişimcilik ve teknoloji sektöründeki yerini bilmeyen yoktur. Jobs, Apple’ın efsane kurucusu. iPhone’nun mucidi. Onun hastalığa yakalandıktan sonra değişen hayatı dünya ile ilgili görüşleri çok fazla bilinmiyor. Bu yazımızda Steve Jobs’un bu yönlerini kendi ifadeleriyle anlatmaya çalışacağız. Sarfettiği cümleler dünya hayatının ne kadar fani olduğunu gözler önüne seriyor. Hayatta maddî şeylerin önemsiz olduğuna özellikle vurgu yapıyor. Herkes için ibretlik ifadelerin yer aldığı Steve Jobs’un son sözleri şöyle: “The last words of Steve Jobs What is the world’s most expensive bed? The hospital bed. You, if you have money, you can hire someone to drive your car, but you cannot hire someone to take your illness that is killing you. Material things lost can be found. But one thing you can never find when you lose: life.” Dünyadaki en pahalı yatak nedir?  Hastane yatağı. Eğer paran varsa birisini arabanı sürme...